İMO Genel Merkez Seçimleri Tamamlandi
İMO 50. Olağan Genel Kurulu Tamamlandı: Yeni Dönem Başladı
İnşaat Mühendisleri Odası’nın 50. Olağan Genel Kurulu ve seçimleri tamamlandı. Meslek örgütü açısından önemli bir eşik geride kaldı. Bu süreç, mesleğin mevcut durumunun tartışıldığı ve geleceğe dair yön arayışının ortaya konduğu bir zemin olarak öne çıktı. Delegelerin konuşmaları, sektörün içinde bulunduğu tabloyu açık biçimde ortaya koydu.
Genel Kurulun Gündemi ve Mesleki Tartışmalar
Genel kurulda ana sorunlar komisyonu tarafından; yapı üretim süreci, denetim mekanizmaları ve mühendislik hizmetlerinin değeri ele alınan başlıklar oldu. Son yıllarda daha görünür hale gelen mesleki aşınma, birçok konuşmada ortak bir sorun olarak dile getirildi. Mühendislik hizmetlerinin piyasa baskısı altında kalması, teknik karar süreçlerinin zayıflaması ve denetim sistemine yönelik eleştiriler, delegelerin üzerinde yoğunlaştığı konular arasında yer aldı.
Dikkat çeken bir diğer nokta ise önceki genel kurullarda sıkça kullanılan bazı siyasi ithamların bu süreçte neredeyse hiç gündeme gelmemesiydi. Özellikle “Çağdaş grup” üzerinden yürütülen söylemlerin bu genel kurulda yer bulmaması, salondaki siyasi dilin değiştiğini gösteren önemli bir detaydı. Hatırlayacağınız üzere had bilmez bir delege bir önceki genel kurulda Çağdaş grup için "terör sevici" imalarını içerek bir sosyal medya paylaşımı yapmıştı. Hemen o paylaşımı da altta ekleyeyim. Hükümetin açılım politikalarının ardından artık kimse kimseye böyle ithamlarda bulunamıyor.
Seçim Sonuçları ve Ortaya Çıkan Tablo
Genel kurulun en dikkat çeken yönlerinden biri seçim sonuçları oldu. Yönetim kurulu başkan adayı Selçuk Uluata 514 oy alarak güçlü bir destekle öne çıktı. Rakip olarak gösterilen ve AKP destekli grup tarafından çıkarılan başkan adayı ise 251 oyda kaldı.
Bu fark, delegelerin tercihinin oldukça net olduğunu gösteriyor. Ortaya çıkan sonuç, meslek örgütü içinde hangi yaklaşımın daha fazla karşılık bulduğunu da açık biçimde ortaya koymuş oldu.
Salondan Dikkat Çeken Anlar
Genel kurul yalnızca seçim sonuçlarıyla değil, kürsüden verilen mesajlarla da dikkat çekti. Bursa delegelerinin konuşması sırasında hükümete yakınlaşma yönünde yapılan önerilere karşı bir delegenin verdiği sert yanıt salonda geniş yankı buldu. “Dilenmek isteyen dilencilik yapsın, burası İMO, burası mücadele yeri” sözleri uzun süre alkışlandı.
AKP destekli İstanbul Şubesi’nin doğu illerinden destek beklediği dayanışma mektubu da tartışma yaratan başlıklardan biri oldu. Söz alan bir delege, “Dayanışma mektubu konusunda gelin bir samimiyet testi yapalım. Kayyum atanan belediye başkanınız tutuklu, onun için dayanışma gösterebilecek misiniz? Benim şehrime kayyum atandı, benim için de aynı dayanışmayı gösterecek misiniz?” diyerek mektuba açık bir şekilde karşı çıktı. Bu çıkış, salonda karşılık bulan güçlü itirazlardan biri olarak öne çıktı.
Genel kurulda tartışmaların dozunun yükseldiği anlar da oldu. İstanbul Şube Başkanı’nın, önceki dönem Eskişehir Şube Başkanı Orkun Kılıç’a yönelik “yalaka” ifadesini kullanması, kabul edilebilir bir üslup sınırının çok ötesinde bir davranıştı. Bu tarz bir söylem, meslek örgütü ciddiyetiyle bağdaşmadığı gibi, tartışma kültürünü de zedeleyen bir yaklaşım olarak kayda geçti. Kendisinin hasbelkader kazandığı ve ne oldum delisi olduğu bir gerçek ve bu tarz kibirli, üstten bakan tavırlarının kendisine zarar verdiğini de göremiyor.
Aynı ismin “ben büyük şube başkanıyım, en önde oturacağım” şeklindeki yaklaşımı ise eleştirilerin dozunu daha da artırdı. Bu tavır, temsil ettiği makamın ağırlığından çok, kişisel bir üstünlük iddiasını yansıtan bir görüntü ortaya koydu ve salonda ciddi bir antipati oluşturdu.
Buna karşılık Orkun Kılıç’ın konuşması, sakinliği ve ölçülü diliyle öne çıktı. Gerilimin yükseldiği bir ortamda dahi üslubunu koruması, delegeler nezdinde karşılık bulan bir duruş ortaya koydu. Sert sözlerle gündem oluşturmaya çalışanların aksine, içeriği güçlü ve dengeli bir konuşma ile salonda ağırlık kurduğu açıkça hissedildi.
Orkun Başkan Genel Merkez Yönetiminde
Genel kurulun önemli sonuçlarından biri de Orkun Kılıç’ın genel merkez yönetimine seçilmesi oldu. Orkun Başkan, Eskişehir Şubesi’nde yürüttüğü çalışmalarla bölgesel ölçekte etkili bir profil ortaya koymuştu.
Eskişehir’de yapı stoğu envanteri çalışmalarını başlatması ve yaklaşık 6 ay gibi kısa bir sürede tamamlaması, bu alandaki en somut başarılarından biri olarak öne çıkıyor. Bu çalışma, şehirdeki riskli yapıların tespiti ve önceliklendirilmesi açısından önemli bir veri altyapısı oluşturdu.
Kentsel dönüşüm süreçlerinde aktif rol alması, teknik yaklaşımın sahaya nasıl yansıtılabileceğini gösteren önemli örneklerden biri oldu. Bunun yanında Kütahya-Eskişehir-Afyon hızlı tren hattı konusunda yaptığı açıklamalarla uzun süre basında yer aldı ve bu konuda kamuoyu oluşturulmasına katkı sağladı.
Kütahya - Eskişehir Etkisinin Yükselişi
Kütahya Temsilciliğinin Eskişehir’e bağlanmasıyla birlikte başlayan süreç zaman içinde somut çıktılar üretmeye başladı. Daha fazla teknik etkinlik düzenlenmesi, meslektaşlar arası iletişimin artması ve bölgesel sorunların daha güçlü şekilde dile getirilmesi bu sürecin önemli kazanımları arasında yer aldı.
Bu yapı, meslek örgütü içinde daha dinamik bir etkileşim alanı oluşturdu ve Kütahya’nın görünürlüğünü belirgin şekilde artırdı. Orkun Başkan’ın Genel Merkez yönetiminde yer almasıyla birlikte bu hattın artık ulusal ölçekte temsil edileceği açıkça görülüyor.
Yeni Dönemden Beklentiler
Genel kurul süreci tamamlandıktan sonra gözler yeni yönetime çevrildi. Meslek örgütünün önünde bekleyen başlıklar oldukça net. Yapı denetim sisteminin yeniden ele alınması, mühendislik hizmetlerinin değerinin korunması ve genç mühendislerin sektörde daha güçlü şekilde var olabilmesi öncelikli konular arasında yer alıyor.
Bu başlıkların çözümü, güçlü bir mesleki duruş ve kararlı adımlarla mümkün olacak. Yeni yönetimin sahadan gelen bu talepleri ne ölçüde dikkate alacağı, önümüzdeki dönemin yönünü belirleyecek.



Görüşmeye katılın