TMMOB Üyelerine Yeşil Pasaport Teklifi Yeniden Gündemde
Kanun Teklifinde Ne Var?
Önce net bilgi: Meclis’e sunulan kanun teklifinde, TMMOB’ye bağlı odalara üye olan ve en az 15 yıl kıdemi bulunan mühendis ve mimarlara yeşil pasaport verilmesi amaçlanıyor. Teklif metninde ayrıca belirli suçlardan soruşturma veya kovuşturma olmaması şartı da yer alıyor. Bu teklif, konunun ilk kez gündeme gelişi değil. Aksine, zaman zaman raftan indirilen ve her seferinde biraz daha olgunlaşan bir talebin devamı.
İhtiyaç Var mı? Evet. Peki Bugün Olur mu?
Benim kanaatim şu: İhtiyaç mı? Kesinlikle. Gerçekleşecek mi? Bence evet. Ama bu kanun teklifiyle mi? Şimdilik hayır. Siyaseten bugün kolay kabul edilecek bir dosya gibi durmuyor. Yine de bu talebin daha sık ve daha yüksek sesle dile getirilmesi, ileride kapıyı aralayacaktır. Türkiye’de birçok mesleki kazanım zaten bu şekilde ortaya çıkıyor; diyalogla, ısrarla ve sahadan gelen gerçek ihtiyaçlarla.
Şantiye Takvimi, Vize Takvimine Benzemez
Asıl mesele mühendislerin yurt dışı ile kurduğu bağda gizli. Yurt dışı şantiyeler, masa başında planlanan programlara göre ilerlemez. İhale takvimleri, mobilizasyon süreçleri, ekipman sevkiyatları, beton dökümleri, çelik montajları, testler ve geçici kabuller belirli zaman aralıklarına sıkışır. Bir gün gecikme, bazen haftalarca sürecek bir zincirleme aksaklığa dönüşebilir.
Mühendisin sahadaki varlığı çoğu zaman kritik eşiklere denk gelir. İşler, sahada karar vermeyi ve sorumluluk almayı gerektirir. Vize süreçlerindeki belirsizlikler ise tam bu noktada ciddi bir engel oluşturuyor.
Yurt Dışında Güçlü Müteahhitler, Güçlü Mühendisler
Türkiye’nin yurt dışında faaliyet gösteren çok güçlü müteahhit firmaları var. Bu firmalar; havaalanı, metro, tünel, stadyum, otoyol ve enerji tesisleri gibi yüksek teknik kapasite gerektiren projelerde dünyanın birçok ülkesinde görev alıyor. Bu projelerin başarısında en büyük pay, sahada çalışan mühendislerimizin omuzlarında.
Türk mühendislerinin yurt dışındaki başarısı tesadüf değil. Farklı kültür koşullarına hızlı uyum sağlama, farklı yönetmelik sistemleriyle çalışma, sahada pratik çözümler üretme ve işi sonuçlandırma becerisi, Türk mühendislerini birçok ülkede tercih edilir kılıyor.
Türk Mühendisinin Sahadaki Farkı
Benim yıllardır gözlemlediğim bir gerçek var: Türk mühendisi işi masada bırakmaz. Sahaya iner, kontrol eder, düzeltir, yeniden dener ve sonuca ulaşır. Bu yaklaşım, yurt dışı şantiyelerinde ülkemizin itibarını da doğrudan etkiliyor. Bir projede elde edilen başarı, bir sonraki işin referansı oluyor.
Baro Kıyaslaması Neden Yersiz Değil?
Baro üyelerine tanınan yeşil pasaport hakkı üzerinden yapılan kıyaslamalar bu yüzden yabana atılacak türden değil. Mühendislerin yurt dışı temasları çoğu zaman mesleki zorunluluktan kaynaklanıyor. Şantiye ziyaretleri, teknik toplantılar, fabrika kabulleri ve uluslararası mesleki etkinlikler bu işin doğal bir parçası.
15 Yıl Şartı ve Gerçekler
15 yıl şartı tartışılabilir bir eşik. Bu şartın, suistimal edilme endişelerini azaltmak ve teklifi siyaseten daha kabul edilebilir kılmak amacıyla teklif edildiği çok açık. Ancak yurt dışı projelerde aktif çalışan birçok mühendisin 5–15 yıllık tecrübe aralığında yoğunlaştığı da bir gerçek.
Bugün Olmazsa Yarın
Bu teklif bugün geçmese bile, tamamen rafa kalkacağını düşünmüyorum. Aksine, her gündeme gelişinde biraz daha güçleniyor. Oda yönetimlerinin, meslektaşların ve firmaların sahadan aktardığı somut örnekler arttıkça bu talebin karşılık bulması kaçınılmaz hale geliyor.
Mühendisliğin yurt dışı temasını bir lüks gibi görmek, sahayı tanımamak demektir. Bizim işimiz çoğu zaman ülke ekonomisiyle doğrudan bağlantılı. Bir şantiyede çözülen bir sorun, başka bir ülkede yeni bir işin kapısını açabiliyor.
Ben bu kazanımın zaman içinde geleceğine inanıyorum. Bugün değilse yarın. Yarın değilse biraz daha sonra. Ama mutlaka... Çünkü Türk mühendisler, dünya şantiyelerinde zaten kendilerini fazlasıyla ispat ettiler.


Görüşmeye katılın