Şantiyede Hata Değil, Denetim Rahatsız Ediyor

Şantiyede 1–2 cm aks hatası neden sorun edilmiyor? Ölçü soran mühendisin 'hata aramakla' suçlandığı yapı denetim sistemini sahadan bir örnekle anlattı
Şantiyede Hata Değil, Denetim Rahatsiz Ediyor
Bugün sabah şantiyeye gittim. Ana kalıp taşeronu sabahtan toplantı talep etmişti. Son iki haftadır gündemimiz olan konu üzerine konuşacağımız belliydi. Kolon kalıpları 60 cm yerine 59 cm geliyor, kurulan subasman perdelerinin bazı akslarında ise 2 cm’ye varan hatalar bulunuyordu. Daha temeli yeni döktük. Temel akslarında ve filiz akslarında problem yok. Ancak subasman perdelerinin kalıplarında hatalar var.

Söküp yeniden kurmak taşerona zor geliyor. Alışageldiği üzere sorun olmayacağını düşünmüş veya beni ikna edebileceğine inanıyor. Kar yağışı, eksi havalar derken kimse bu hataların düzeltilmesi için acele de etmedi. Zaten şantiye de durmuş durumda. Bu konu yaklaşık 15 gündür önümüzde duruyor.

“Siz Buraya Hata Bulmaya Gelmişsiniz”

Bugün toplandık. Taşeronun sarf ettiği cümle oldukça enteresandı: “Siz buraya hata bulmaya gelmişsiniz, işi yavaşlatıyorsunuz”

İyi de, mühendis şantiyeye ne için gelir? Ölçünün, biçinin, terazinin, şakülün doğru olup olmadığına bakar. Aksları kontrol eder. Bu hata aramak değildir, bu işin kendisidir.

Başıboşluğa Alışmış Bir Düzen

Ama öyle bir alışılmış ki başıboşluğa, işi biraz sıkı tutunca hemen işi bırakma noktasına geliniyor. Yıllardır kimse ses çıkarmamış, kimse ölçü sormamış, kimse aksla, şakülle ilgilenmemiş. Böyle bir ortamda denetim talep eden mühendis “sorun çıkaran, iş yavaşlatan” kişi gibi görülüyor. Taşeron hemen "ben bırakıyorum o zaman işi" noktasına geliyor.

Asıl Mesele Taşeron Değil

Bugün bu tartışmayı yapmamın asıl sebebi taşeronlar değil, yapı denetim firmalarımız. Eğer yapı denetim firmaları sahada biraz daha dik dursa, ustalar ve taşeronlar da bu konularda daha hassas davranır.

Ama daha ilk kolon kalıbında “1–2 cm aks hatasından ne olacak?” mantığıyla hareket edilirse, sorun en başta başlar. Şantiyede balık gerçekten baştan kokar.

Sadece Sayarak Denetim Olmaz

Yapı denetim firmaları denetimi çoğu zaman nicel ölçülerle sınırlı tutuyor. Kolon sayısı doğru mu, ebatlar projeye yakın mı, döşemedeki demir sayısı projedekiyle tutuyor mu? Sayılıyor, kontrol ediliyor ve konu kapanıyor.

Oysa bu şekilde denetim olmaz. Denetim, niteliği sorgulamak zorundadır.

Asıl Sorulması Gereken Sorular

Akslar doğru mu, şakül yerinde mi, donatı aralıkları projeye uygun mu, etriye aralıkları doğru mu, boğaz etriyeleri ve çirozları tam mı? Döşemedeki toplam demir sayısını saymak elbette önemlidir ama asıl mesele bunların doğru yerde olup olmadığıdır.

Betonda segregasyon var mı, varsa nasıl tamir edildi, beton kürlendi mi (betonun sulama ile bakımının yapılması), kalıp kaç günde söküldü? Bunları kim denetliyor?

Kağıttan Kaplan

Mevcut yapı denetim sistemi sahada güçlü değil. Evrakta güçlü. İmzaya gelince var. Ama kalıbın başında yok, denetimde yok, hata yapılırken sessiz. Bu yüzden sistem, ne yazık ki kağıttan bir kaplan. Ölçü soran mühendis “hata arayan, iş geciktiren” kişi olarak görülüyor ama gerçek; işini yapmak.

Yazıyı buraya kadar okuyup da hikayenin nasıl sonuçlandığını anlatmadan veda etmeyeceğim tabi ki. Hikaye şöyle sonuçlandı: kalıplar doğru aksa getirildi, ölçüler düzeltildi. İşi bırakma mevzusu mu? İşi beceremeyen defolur gider.

Not: Görsel; Gemini yapay zeka aracı tarafından hazırlanmıştır, temsilidir.
Merhaba, ben Emirhan Aydın, inşaat mühendisiyim ve aile şirketimiz 27 yıldır Kütahya inşaat sektörünün en önde gelen firması. Blogumdaki içerikler sizlere fayda sağlanması açısından hazırlanmış özenli yazılardır. Ancak unutmayın ki inşaat işlerinde bir profesyonele danışmak en iyisidir. Lütfen kafanıza takılanları bana sormaktan çekinmeyin. Bana sosyal medya hesaplarımdan veya buradan ulaşabilirsiniz.

Görüşmeye katılın