Okan Buruk 0-2 Domenico Tedesco
Uzun yıllardır kurmadığım bir cümleyi bu maç için kurabilirim sanırım. Önde baskıdan netice alamayan Galatasaray, sahada istediğini yapamamaya başl...
Sıkı bir futbol izleyici olsam da futbolla ilgili son yazımı tam 3 yıl önce, 9 Ocak 2023 yılında kaleme almıştım: Okan Buruk 3-0 Jorge Jesus. Malum, inşaat içeriği ağırlıklı bir blog olduğundan çok fazla alan dışı konulara değinmemeye çalışıyorum. Ancak bu maçın bir kırılma noktası olduğunu düşünüyorum, tıpkı 3 yıl önceki maç gibi, bu nedenle bu maçla ilgili görüşlerimi kaleme alacağım.
Turkcell Süper Kupası Fenerbahçe'nin! | Emirhan Aydın
Turkcell Süper Kupası Fenerbahçe'nin!
Süper kupa denince kalem elden düşüyor aslında bir Fenerbahçeli olarak... U19 takımıyla çıktığımız, maçtan çekildiğimiz süper kupa finalinin ardından Galatasaray ile bir kez daha finalde karşı karşıya gelme durumumuz oldu aradan geçen 2 yılın ardından.
Alışılmış bir tablo izleyeceğimizi ve Galatasaray'ın önde baskı yapıp oyunun kontrolünü ele alan bir oyun sergileyeceğini düşünerek TV başına geçtim. Hatta yakınlarımla yaptığım konuşmalarda Galatasaray'ın bir adım öne olduğunu düşündüğümü belirttim.
Maçın ilk dakikaları tam da düşündüğüm gibi oldu. Galatasaray önde baskı yapmaya başladı, Fenerbahçe savunması ise kısa paslarla bu baskıyı çok kısa bir süre içerisinde kırdı. Daha önceki maçlarda bu baskıyı kıramayan Fenerbahçe, bu defa çok kontrollü ilerledi.
Psikolojik Üstünlük Fenerbahçe'deydi
Uzun yıllardır kurmadığım bir cümleyi bu maç için kurabilirim sanırım. Önde baskıdan netice alamayan Galatasaray, sahada istediğini yapamamaya başladı. Fenerbahçeli oyuncular önce psikolojik üstünlüğü aldı, ardından da skor üstünlüğünü daha valizini açmadan sahaya inen yeni oyuncusu ile sağladı.
Bu konu bana çok ilginç geliyor. Fenerbahçe'de ve diğer takımlarımızda pek çok yıldız izledik bu güne dek. Ancak hep klasik bir durum vardır; yeni gelen oyuncu kulübede birkaç maç oturur, daha sonra oyuna girer. Hatta bu konuda geçtiğimiz dönemlerde Beşiktaş'ı tebrik ettiğimi hatırlıyorum, bu konuda cesur hamleler yapmışlardı.
Fenerbahçe ise önce yarı final maçında Musaba'yı direkt oyuna dahil etti ve 2 asist ile finalin kapısı açtı. Sonra da ismini uzun bir süre yanlış yazacağımız Guendouzi ile maçı lehine çevirdi. Cesur hamleler, takdir ediyorum.
Sıkı Pres
Maçta en beğendiğim konu ise dönen topları hep Fenerbahçeli oyuncuların almasıydı. Oyuncular karakter ortaya koydular. Okan Buruk'un Fenerbahçe'ye ve teknik direktörlerine karşı kurduğu hegamonyayı bitirdiler.
Tribünler
Maçta en beğendiğim konulardan diğeri ise tribün organizasyonu. Sadettin Saran harika bir iş çıkarmış. Tribünlerde dağıtılan yağmurluklardan organizasyona kadar, kırmızı çöp poşeti dağıtan Galatasaray yönetimine adeta ders verdi.
VAR ve Hakem Yönetimi
Maçın genel akışında oyun daha çok iki takımın taktik savaşına dönse de, hakem performansı da konuşulmaya değerdi.
Maç kontrolünü kaybetmeyen, gereksiz kartlara başvurmayan bir yönetim vardı. VAR’ın da devreye fazla girmemesi
temponun bölünmesini engelledi. Belki de uzun zamandır ilk defa “hakem konuşulmayan bir final” izledik.
Oyun Planında Fenerbahçe'nin Esnekliği
Fenerbahçe’nin maç boyunca gösterdiği önemli detaylardan biri de oyuna göre diziliş değiştirmesiydi.
İlk bölümde kısa paslarla baskıyı kıran Fenerbahçe, ilerleyen dakikalarda kontrollü şekilde orta sahayı kalabalık tuttu,
gerektiğinde ise hızlı hücuma çıktı.
Galatasaray’da Belirsizlik ve Reaksiyon Eksikliği
Galatasaray cephesi için maçın kırılma anı, baskının sonuç vermemesiyle yaşanan mental düşüştü.
Okan Buruk’un takımı uzun süre sonra ilk kez bu kadar “ne yapacağını bilemez” halde görüntü verdi.
Oyunu genişletme, kanatlardan yüklenme veya rakibi bozacak hamleler konusunda ciddi bir reaksiyon eksikliği vardı.
Bireysel Performanslar
Fenerbahçe cephesinde birkaç oyuncu özel parantezi hak etti. Orta sahada kazanılan toplar, savunmanın
oyunu geriden kurmadaki sakinliği, yeni transferlerin oyuna doğrudan etki etmesi…
Düzenli kadronun dışından gelip maça ağırlığını koyan oyuncular, bu zaferi sadece “ilk 11’in” değil,
tüm takımın kazandığını gösterdi.
Kupayı Kazandıran Detay: Karakter
Bazen maçın taktik analizinden daha önemli olan şey, oyuncuların duygusu ve kararlılığıdır.
Fenerbahçe sahaya bir teknik direktör takımı olarak değil, “bir şeylerin değişmesi gerektiğine inanan bir grup”
olarak çıktı. Yıllardır final eşiklerinde yaşanan kırılganlık, bu kez yerini özgüvene bıraktı.
Skor kadar oyunun ruhu da Fenerbahçe’deydi.
Sonuç: Bu Sadece Bir Kupa Değil
Turkcell Süper Kupa elbette önemli bir başarı; ancak bu maçın anlamı kupadan çok daha fazlasıydı.
Fenerbahçe’nin son yıllarda kaybettiği özgüveni geri kazanması, psikolojik üstünlüğü eline alması ve
özellikle ezeli rekabette yeni bir sayfa açması açısından bu maçın tarihe geçecek bir eşik olduğunu düşünüyorum.


Görüşmeye katılın