Kütahya’da Dumansız Hava Sahası Neden Yok?
Türkiye’de kapalı alanlarda sigara içme yasağı yıllardır yürürlükte. Kanun açık, gerekçe net: halk sağlığı. Buna rağmen Kütahya’da günlük hayatta gördüğüm tablo, mevzuat ile uygulama arasında ciddi bir kopukluk olduğu yönünde.
Bu yazıyı birilerini hedef göstermek için değil; sigara kullanmayanların da kamusal alanlarda nefes alma hakkı olduğunu yeniden hatırlatmak için yazıyorum. Çünkü mesele “rahatsız oldum” seviyesini çoktan aştı: Bu, açık bir uygulama problemine dönüştü.
Kapalı Alan Kapalıdır
Kütahya’daki birçok kafe ve benzeri işletme; üstü açılır kapanır tente ile kapalı, yanları kapalı, önünde açılıp kapanabilen giyotin camlar ile kapalı hizmet veriyor. Çoğunda sigara içmeyenler için ayrı iç mekan, dumansız hava sahası yok. Bahçe hacmi tamamen kapatılarak iç mekân haline getirilen bölümlerde de sigara içildiğini görüyoruz. İşletmeler bahçe alanlarını “açık alan” olarak tanımlıyor, kimi zaman “yarı açık” diyerek meşrulaştırmaya çalışıyor.
Oysa vatandaşın gördüğü gerçek çok basit: Hava içeride dönüyor. Duman dışarı çıkmıyor. Koku ve is duvarlara siniyor. Birkaç dakika sonra içeride sigara içmeyen biri bile eve “sigara kokusu” taşıyarak dönüyor. Bu noktada tartışma “tercih” olmaktan çıkıyor. Burası ortak kullanım alanıysa, kurallar da ortak sağlığı korumak için var.
En Can Sıkan Kısım: Denetim Varken Yasak, Denetim Bitince Serbest
Şahit olduğum en rahatsız edici uygulama şu: Denetim olduğu zamanlarda sigara içilmesi “kısıtlanıyor”, denetim biter bitmez masalara kül tablaları dağıtılıyor ve her şey eski haline dönüyor.
Yani yasağın uygulanması, kurala bağlı değil; denetimin varlığına bağlı. Bu da aslında şu anlama geliyor: “Kurala uyalım” değil, “yakalanmayalım.”
Bu yaklaşım, dumansız hava sahasının ruhunu tamamen yok ediyor. Çünkü dumansız hava sahası bir anlık gösteri değil; süreklilik gerektiren bir kamu sağlığı uygulaması.
Hamile Eşimle Yaşadığım Olay: ‘Sigara İçilmiyor’ Dediler, Siparişten Sonra Kül Tablaları Geldi
Eşim hamile. Bu yüzden pasif içicilik konusu bizim için “takıntı” değil; doğrudan sağlıkla ilgili bir hassasiyet. Duman solumaması için özellikle dikkat ediyoruz. Dün yürürken bir işletmeye oturmadan önce özellikle sorduk: “Burada sigara içiliyor mu?” Cevap netti: “İçilmiyor.” Bu bilgiye güvenerek oturduk, siparişlerimizi verdik.
Aradan 5–10 dakika geçti. Görevli personelin yaklaşımı değişti. “Denetim bitti” denildi ve kısa süre içinde bütün masalara kül tablaları dağıtıldı. Bir anda mekân, sigara içilen kapalı bir alana dönüştü.
Bu noktada yaşadığımız şey yalnızca “rahatsızlık” değil; aldatılmışlık. Çünkü bilgi verilmişti, kararımızı o bilgiye göre vermiştik. Siparişten sonra ortamın değiştirilmesi, vatandaşı mecbur bırakmaya dönük bir tutum gibi hissettirdi.
Sigara İçmeyenler Neden Hep En Kötü Köşeye Mahkûm?
Kütahya’da “sigara içilmeyen ayrı bir alanı bulunan kafe” sayısı zaten çok az. Bu az sayıdaki yerler de dolu olduğunda seçenekler daha da sınırlanıyor. Çoğu işletmede manzaralı, ferah, rahat alanlar sigara içilen bölümler olarak kullanılıyor.
Sigara içmeyenler ise genellikle en iç kısımlara, hava sirkülasyonu zayıf, dar alanlara yönlendiriliyor. Bu durum zamanla şunu normalleştiriyor: Sigara içmeyen vatandaş, kamusal alanda ikinci sınıf müşteri.
Oysa olması gereken tam tersidir. Korunması gereken taraf sigara içmeyenlerdir. Çünkü sigara içenin tercihi kendisine ait olabilir; ama pasif içicilik, başkasına zorla yüklenen bir risktir.
Kütahya Ayrı Bir Hukuk Alanı Değil
Kütahya, Türkiye Cumhuriyeti’nden ayrı bir devlet değil. Ülkede hangi kanun yürürlükteyse burada da aynı şekilde uygulanmalıdır. “Burada böyle” cümlesi, kanunu ortadan kaldırmaz. Haberli denetimler, öngörülebilir kontroller ve “bugün denetim varmış” söylentileriyle bu işin çözülemeyeceği artık ortada. Çünkü işletme kurala uymuyor; denetime göre pozisyon alıyor.
Eğer bir uygulama denetim biter bitmez çöküyorsa, burada sorun tek tek işletmelerin “niyeti” değil; denetim sisteminin “caydırıcılığıdır”.
Mesele Sigara İçmek Değil, Başkasına İçirtmemek
Kimsenin bireysel tercihiyle uğraşmak gibi bir niyetim yok. Sigara içmek isteyen, bunun için uygun alanlarda içebilir. Ama birilerinin tercihi, diğerlerinin sağlığını tehdit etmeye başladığında kamusal düzen devreye girer.
Dumansız hava sahası uygulaması; “yasak olsun diye” değil, hastalıkları, riskleri ve kayıpları azaltmak için var. Hamileler, çocuklar, astım hastaları, yaşlılar, kalp-damar hastaları… Bu gruplar için pasif içicilik “rahatsızlık” değil, “tehlike” demek.
Ne İstiyoruz? Çok Basit
- Kapalı alanların gerçekten kapalı alan kabul edilmesini ve “açık alan” adı altında dolanılmamasını,
- Habersiz ve düzenli denetimlerin artırılmasını,
- İhlal tespit edildiğinde yaptırımların “kâğıt üzerinde” kalmamasını,
- Sigara içmeyen vatandaşların kamusal alanlarda gerçekten korunmasını istiyoruz.
Çünkü temiz hava, lüks değil. Kimse kimseye “biraz duman solumayı” dayatamaz.
Bugün görmezden gelinen her ihlal, yarın “normal” diye önümüze konur. Denetim bitince kül tablalarının masaya gelmesi bir ayrıntı değil; uygulamadaki çürümenin sembolüdür. Ben bu yazıyı, sadece kendi yaşadığım mağduriyet için değil; Kütahya’da sigara içmeyen herkesin, özellikle de hamilelerin, çocukların ve hassas grupların adına bir not düşmek adına yazdım. Bu mücadeleme destek vermek isterseniz aşağıdaki örnek cimer şikayet metnini kullanarak Cimer'de Sağlık Bakanlığı'na veya yerel otoritelere şikayet edebilirsiniz.
Örnek Cimer Şikayet Metni
Kütahya ilinde kapalı alanlarda sigara içme yasağının uygulamada ciddi şekilde ihlal edildiğini gözlemlemekteyim. Bu nedenle şikâyet ve talebimi bilgilerinize sunuyorum.4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca kapalı alanlarda sigara içilmesi yasaktır. Ancak ilimizdeki çok sayıda kafe ve benzeri işletmede, üstü ve yanları kapalı alanlarda fiilen sigara içilmesine izin verilmektedir.
Uygulamada sıkça karşılaşılan durum şudur: Denetim olduğu zamanlarda sigara içilmesi geçici olarak engellenmekte, denetim sona erer ermez masalara kül tablaları konularak kapalı alanlarda yeniden sigara içilmesine müsaade edilmektedir. Bu durum, yasağın süreklilik arz edecek şekilde uygulanmadığını ve denetimlerin caydırıcılığının yetersiz kaldığını göstermektedir.
Sigara kullanmayan vatandaşlar olarak, kamusal yaşam alanlarında temiz hava hakkımızın korunmasını talep ediyoruz. Mevzuat gereği “dumansız hava sahası” olması gereken alanlarda yoğun sigara dumanına maruz kalmak hem sağlık hem de yaşam kalitesi açısından ciddi bir sorundur.
Kütahya ili de Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde olup, ülke genelinde yürürlükte olan mevzuatın burada da aynı hassasiyetle uygulanması gerekmektedir. Haberli veya öngörülebilir denetimlerle bu sorunun kalıcı şekilde çözülmesi mümkün görünmemektedir.
Bu kapsamda;
Kapalı alanlarda sigara içilmesine izin veren işletmelere yönelik habersiz ve düzenli denetimlerin artırılmasını,
Gereğinin yapılmasını arz ederim.


Görüşmeye katılın